İstanbul Büyüsü

On: 28 Eylül 2007 Cuma

6 yaşlarında annem ile birlite Istanbul'a geldik. Abimin evlilik yıllarının ilk senesi idi. Annem abimi ziyarete gelmişti. Yanınada eşlik etmem için beni getirdi. İlk defa bu kadar çok binayı bir arada görüyordum. Arkadaşım olmadığı için evden fazla dışarıya çıkamıyordum. Annem ile dünüranne bir sabah benim elimden tuttular ve yola çıktık. İlk önce trene bindik. İlk defa trene biniyordum. Hemen camdan bakmaya koyuldum. Benim için her görüğüm ilkti, o nedenle beni heycanlandırıyordu. Bende küçükken çok soru soran bir çoçuktum. Ama nedense ağzımı bir kere bile açmadım. Gördüklerim aklımı o kadar meşgul ediyor ve ard arda yeni güzellikler görünce soru sormaya zaman kalmıyordu. Sessiz kalmak, bütün gördüklerimi en ince ayrıntısına kadar hafazıma almak için yapabileceğim en iyisi idi. Gördüklerime hayran kalınca elimde olmadan yaptığım bir seçimdi. O zaman ünlü olduğunu bilmediğim Haydarpaşa tren istasyonuna geldik. Kapıdan geçip merdivenlerden indik. Vapur için jeton aldık ve beklemeye koyulduk. İndiğim merdivenler sıradan geldi. Şimdi İstanbul'a gelen birisinin ilk poz verdiği yer, İstanbul'a geldiğinizin bir kanıtı. Vapura bindik. İlk defa denizi, ilk defa İstanbul Boğazı'nı görüyordum. Kitaplarda küçücük mavi bir çizgiydi. Vapurda son durağımız Eminönü idi. Vapurdan indikten sonra bizi balık ekmek yapanlar ve oyuncak satanlar karşıladı. Çoçuktum oyuncaklara bakıyordum, daha önceden hiç bu kadar çeşit görmememe rağmen hiç ilgilimi çekmemişti. Annem ve dünüranne oyuncaklar için ağlayacağımı düşündülerki eve gidince sürekli hiç birşey istemedi çok usluydu diye beni övdüler. Hep küçük yapılar gördüm. Bu kadar büyük yapıların ve mimari eserlerin büyüsü beni kör etti. Kapalı çarşıdan geçerken etrafıma şaşkın şaşkın bakmaya devam ettim. Bu satılanlar nedir? Yenilir mi? Içilir mi? Giyilir mi? Binilir mi? Gezimizin büyük bir kısmını bitirdik ve Sultanahmet'e geldik. Hafızamın artık günlük hafızası dolmuş. Sultanahmet ve Ayasofyanın büyüsüde sersemleştirince, gezinin bundan sonrasında fazla birşey hatırlamıyorum. Benim için süpriz bir gezi olmuştu. Böyle bir gün yaşayabileceğim aklımın ucundan bile geçmedi. Ve eve döndük. O akşam sessizdim.Akşam evde ne kadar uslu çoçuk olduğumu konuşuluyordu. Bense sessizce oturmuş sersemliğimi üzerimden atmaya çalışıyordum. Akşam gündemde benim olmam doğaldı. Çünkü gezi boyunca annemle ve dünüranneye hiç bir zorluk çıkarmadım. Karnım aç demedim, şeker ya da oyuncaklar için ağlamadım ve yoruldum demedim. Kısacası o gün ben normal bir çoçuk değildim. Memlekete döndükten sonra Istanbul'u tekrar görmenin hayaliyle günlerimi geçirdim. Hep Istanbul'da okumak istedim.

0 yorum on "İstanbul Büyüsü"